29 Nis 2017 Cumartesi

 Kanser değişik organlarda hücrelerin kontrolsüz çoğalmasından oluşan, klinik görünümü, tedavisi ve yaklaşımı birbirinden farklı olan bir hastalıklar grubudur. Kanserin kontrol altına alınması hususunda önceliklerin belirlenebilmesi için kanser yükünün insidans (ortaya çıkan yeni vakalar) ve ölüm sayısı cinsinden tahmin edilmesi gerekmektedir. İşin özü; kanser kayıtçılığı kanser kontrolünün başlangıç noktasıdır. Türkiye de ölüm nedenleri arasında kanserin 2. sırada yer aldığı düşünülürse; bu hastalığın etyolojisinin belirlenmesi, önceliklerin tespit edilmesi anlamında büyük önem taşımaktadır.

 Ülkemizde1983 yılında başlayan kanser kayıtçılığıçalışmaları pasif sistemle başlamıştır. DSÖ tarafından, dünyada tüm nüfustan kanser verisi toplamak yerine, aktif sistemle, seçilmiş bölgelerden daha kaliteli ve daha özellikli veriler toplanarak bu veriler ülke tahminleri çıkarmanın daha doğru bir yaklaşım olduğuna karar verilmiştir.  Ülkemizde de bu sistem “Kanser Kayıt ve İnsidans Projesi” kapsamında 1992 yılında Diyarbakır ve İzmir illerinde başlatılmıştır. Sağlıkta Dönüşüm Programıçerçevesinde, hız kazanmış ve İzmir iline 8 kanser kayıt merkezi daha eklenmiştir. 9 Kanser Kayıt Merkezinin ülke örneklem oranı %23’tür. Bu verilerle ülke İnsidans değerlerinin yayınlanabilmesi için yeterli kaliteye ulaşması ancak 2004-2006 seri kanser istatistiklerinde gerçekleştirebilmiştir. 2010 yılında kanser kayıt merkezlerine Gaziantep ve Malatya illeri eklenmiştir. Bu merkezlerin sisteme katılması ile örneklem oranı %27 ye ulaşmıştır. 2012 yılında İstanbul’da Avrupa ve Asya yakasında birer tane olmak üzere, Mersin ve Adana’da olmak üzere 4 Kanser kayıt merkezi daha oluşturulmuştur. Bu merkezlerle birlikte örneklem oranımız %50 yi aşmıştır. (Harita:1)Tüm dünya da kanser kayıtçılığı yapılan nüfus oranının %8 olduğu düşünülürse; ülkemiz %50 gibi bir oranla bu konuda dünya lideri olmaya aday bir ülkedir. 2013 yılı itibariyle 13 kanser kayıt merkezinin de sisteme katılmasıçalışmalarına başlanmıştır.

 Harita1:Aktif Kanser Kayıtçılık Yapan İller

harita

 

Başkanlığımızın en son yayınladığı istatistikler 2008 yılına ait olup, bu analizler aşağıda raporlanmış durumdadır. Başkanlığımız 2013 yılı içerisinde 2009-2010-2011 yıllarına ait kanser istatistiklerini yayınlanmış olacaktır.

 

Ülkemizde 2004-2008 yılları arasında erkek ve kadınlar için kanser sıklığı aşağıdaki tabloda verilmiştir.

 

Grafik 1:Türkiye Kanser İnsidansı

tkinson

 

2008 sonu itibarıyla, Türkiye’de kanser insidansı, yüz binde erkeklerde yaklaşık 280, kadınlarda ise yaklaşık 172 olarak hesaplanmaktadır. Bu ülkemizde her yıl yeni 170 bin kanser teşhisi konulduğu anlamına gelmektedir. Bu kanserlerin 2/3 ü erkek olup, 1/3 ü kadınlardan oluşmaktadır. Bu oranlama dünyada da bu şekildedir.

 

Tüm dünyada kanser istatistikleri konusundaki tahminler için Dünya Sağlık Örgütü Uluslar arası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafınca yayımlanılan Globocan verileri kullanılmaktadır. Bu verilere göre, dünya kanser insidansı, erkeklerde 202’lerde, kadınlarda ise 164’lerdedir. Avrupa ortalamasına bakıldığında erkeklerde 335’lerde iken, kadınlarda ise 250 seviyelerindedir. Burada dünya nüfusunun çok azının aktif kanser kayıt merkezleri ile takip edildiği ve bu nedenle mevcut insidansların beklenilenin altında olabileceği unutulmamalıdır.

 

Bu veriler çerçevesinde Türkiye’de insidans değerleri ışığında yıllık 170 bin yeni vakanın beklendiği söylenebilir. Ülkemizde kaba prevalans tahmini yaptığımızda kanser teşhisi almış ve yaşamını sürdüren toplam 350-400 bin kişi olduğu düşünülmektedir.

 

Erkek ve kadınlarda görülen kanser türlerinin dağılımı farklılık göstermektedir. Aşağıdaki grafikler her iki cinsiyet için Türkiye en sık görülen kanser türlerini göstermektedir.

 

Dünyada erkelerde en sık görülürken kanser prostat iken, bunu akciğer kanseri izlemektedir. Ülkemizde ise erkeklerde en sık görülen kanser türü akciğer kanseridir.

 

Grafik 2:Erkeklerde En Sık Görülen Kanser Türleri

erkekesgkt.topjpg

 

Meme kanseri ülkemizde ve dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türüdür.

 

Grafik 3:Kadınlarda En Sık Görülen Kanser Türleri

kadinesgkt.topjpg

 

            Dünyada, erkeklerde ilk üç sıra kanser türü, prostat, akciğer ve kolon iken, Türkiye’de bu sıralama akciğer, prostat ve mesane şeklinde olmaktadır. Erkeklerde akciğer kanseri insidansı Türkiye’de yüz binde yaklaşık 69’larda olup dünya ortalaması ise yüz binde 30-35’lerde, Avrupa Birliği ortalaması ise 100.000’de 48’ler dedir.

 

Prostat kanseri için, dünya ortalaması yüz binde 28’lerde iken, Avrupaortalaması yüz binde 60’larda ve ülkemizde ise yüz binde 37’lerdedir .

 

•          Dünyada kolorektal kanser yüz binde 20’lerde iken, Avrupa Ortalaması yüz binde 37, Türkiye’de ise yüz binde 17’lerdedir .

 

•          Erkeklerde, mesane kanserleri için ise, dünya ortalaması yüzbinde 10’larda iken, Avrupa’da bu oran yüzbinde 16-17, ülkemizde ise yüz binde 20’lerdedir .

 

•          Kadınlarda ilk üç kanser türü dünya da meme, kolon ve akciğer kanseriyken Türkiye’de sıralama meme, tiroit ve kolorektal kanseri şeklinde olmaktadır.

 

•          Meme kanserinin dünyada ortalama insidansı yüz binde 38-40 iken, Avrupa’da bu oran yüz binde 66-67, ülkemizde ise ortalama yüzbinde 40 civarındadır.

 

•          Kolon kanseri dünyada görülme sıklığı kadınlarda yüz binde 14-15 iken, Avrupa’da 23-25, ülkemizde ise yüz binde 8’dir.

 

•          Akciğer kanseri ise hem dünyada hem de Avrupa’da kadınlarda görülme insidansı yüz binde 13-14 iken ülkemizde bu oran yüz binde 7-8 civarındadır.

 

•          Tiroit kanserleri ülkemiz kanser verilerine göre kadınlarda yüz binde 16 iken, dünyada bu oran yüz binde 4-5, Avrupa’da ise 7-8 oranındadır (Globocan 2008 Verileri).  Tiroid kanseri son yıllarda, özellikle gelişmiş toplumlarda tanı ve tedavi imkanlarının artması ile erken dönemde tespit edilmekte ve kanser kayıtçılığının düzelmesi ile artış göstermektedir. Özellikle Kanada, Kore, ABD gibi ülkelerde son yıllarda kayıt ve tanı imkanlarında ki artışa bağlanılan bir artış söz konusudur. 

 

            Ülkemizde kanser görülme sıklığı açısından bölgeler arasında bir farklılık yoktur.

 

Türkiye’de toplam ölümlerin içinde kanserden kaynaklanan ölümlerin oranı 2000 yılı için hastalık yüküçalışmasında % 13,1 oranında hesaplanmıştır. 2002 yılı TÜİK verilerine göre de kansere bağlıölüm % 12-16 arasındadır. TÜİK 2009 yılı verileri incelendiğinde kansere bağlıölümlerin %20’lere çıktığı görülmektedir.

 

Tablo 1:Türkiye 2009 yılıölüm nedenlerinin cinsiyete göre dağılımı

 

 

Erkek

Kadın

Toplam

Kalp ve damar hastalıkları

36,2

44,4

39,9

Kanser

24,4

16,0

20,7

Solunum yolu hastalıkları

10,1

7,4

8,9

Metabolik hastalıklar

4,8

8,3

6,4

Zehirlenme ve travma

4,9

2,8

4,0

Diğer

19,6

21,0

20,2

 

Kaynak:TÜİK

 

            2009 verilerine göre, ülkemiz de ölüm nedenleri sırasında 2.sırada yer alan kanser hastalığının, hem dünyada hem de ülkemizde 2015 yılından itibaren 1. Sıradaki ölüm nedeni olacağı düşünülmektedir. Bu nedenle Başkanlığımızın stratejisi, kayıt sisteminin güçlendirilerek, önceliklerin iyi belirlenmesi ve bu önceliklere yönelik tarama programlarının oluşturularak, kanser hastalığının oluşmadan maksimum düzeyde önlenmesinin sağlanması en önemli hedefimizdir.