24 Nis 2014 Perşembe

Palyatif bakım nedir?

Palyatif bakım görece yeni bir kavram olması ve bu konuda henüz pek az Türkçe yayın bulunması nedeniyle konuyla ilgilenen pek çok kişi bugün bu konuda yeteri kadar bilgi sahibi olamamaktadır. Birçok kişi için ise bu ilk defa karşılaştıkları bir konudur. Bu nedenle, Türkiye’de Palyatif bakımın tarihçesine geçmeden önce, bu bölümde palyatif bakımın temel ilkeleri konusunda daha sonrası için kaynak oluşturabilecek bilgiler kısaca sunulacaktır.

Palyatif bakım nedir? Bu kelimeler ne anlama geliyor?

 Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu kavramı ilk olarak 1989 yılında tanımlamıştır. 2002’de yapılan tanım ise şu şekildedir:

 “Palyatif bakım, yaşamı tehdit eden hastalıklardan kaynaklanan problemler ile karşılaşan hastaların ve hasta yakınlarının yaşam kalitesini, başta ağrı olmak üzere tüm fiziksel, psikososyal ve ruhsal problemlerin erken tespit edilerek ve etkili değerlendirmeler yapılarak önlenmesi veya giderilmesi yolları ile arttıran bir yaklaşımdır.”

  Bu tanım, hayatı tehdit eden hastalık teşhisi almış hastaların bakımını kapsıyor. Özel olarak kanser hastalarının bakımı için ASCO tarafından yapılan tanım ise şöyledir:

 “Kanser Palyatif bakımı, hastalar ve aileleri için acı ve sıkıntı verici olup onların hayat kalitesini etkileyen çeşitli hususlara yönelik iyileştirmelerin (terapilerin) kanser bakımına entegre edilmesidir.”

“Palyatif” ne demek?

Palyatif bakım, hastadan bilgi alıp fiziksel bir muayene yaptıktan sonra rahatsızlık veren belirtilerin nerden kaynaklandığını araştırmadan ya da bu belirtilere sebep olan şeyi tedavi etmeden, sadece belirtilerin azaltılmasını ya da yok edilmesini ifade eder. Mesela, bir palyatif bakım ekibi nefes darlığı ve nefes alırken acı duyma gibi belirtileri, ister akciğer kanserinden kaynaklanıyor olsun, ister zatürre, anjin ya da başka bir hastalıktan, aynı şekilde ele alıp rahatsızlığı gidermeye çalışır. Hastaya ne rahatsızlık duyduğunu sorup fiziksel muayenesini yapmak hemen her durumda belirtilerin giderilmesine yetecek kadar bilgi sağlar, ayrıca akciğer filmi çekilmesine ya da başka testler yapılmasına gerek duyulmaz. Çünkü, hasta bu hastalığı için tedavi görmekteyse, palyatif bakımından beklenen tek şey sıkıntı veren belirtilerin ortadan kaldırılmasıdır; eğer söz konusu hasta için bu belirtilere sebep olan hastalığın tedavisinin artık mümkün olmadığı biliniyorsa, palyatif bakım ekibinden beklenen tek şey yine aynı şekilde belirtilerin ortadan kaldırılmasıdır. Eğer bir testin sonuçları tedavi biçimini etkilemeyecekse, o test yapılmamalıdır; bu tıpta çok iyi bilinen bir ilkedir.