24 Tem 2014 Perşembe

syolu  Bu kanserler gerek tanı gerekse tedavi açısından oldukça problem yaratmaktadırlar. Son yıllarda safra kesesi kanserlerinden daha sık görülmektedir. Ülseratif kolit ve klonorşis (Asya ülkelerinde bulunan bir parazit) gibi hastalıklara eşlik edebilmektedir. %40 olguda beraberinde safra taşı tespit edilmiştir. Erkeklerde daha fazla ve 50–70 yaş grubunda görülmektedir. Otopsi serilerinde insidans %0,1–0,2 olarak verilmektedir.

Belirtiler:

Karakteristik erken bulgu söz konusu değildir. Epigastrik rahatsızlık (dispepsi), ağrı, iştahsızlık, kilo kaybı ve tıkanma sarılığına bağlı kaşıntı hastalığın ilerleyen dönemlerinde gelişmektedir. Tümör kanalın distalinde yerleşmiş ise safra kesesi palpe edilebilir. Hastaların büyük kısmı tanı konulduktan 3 ile 6 ay sonra ölmektedirler. Ölüm safra yollarının tıkanması ve kolanjit sonrası karaciğer yetersizliğinden olmaktadır.

Tanı:

Bilirubin seviyesi kısmi tıkanma olsa bile yükselmektedir. Alkalifosfataz %59 olguda yükselmiştir. Ultrasonografi ve tomografide genişlemiş intrahepatik safra kanalları görülmektedir. Ekstrahepatik kanallar ve safra kesesi kolabe (boş) olarak görülürse proksimal bilier tümörden (Klatskin tümörü) şüphe edilmelidir. Yine tanıda tümörün seviyesinin tespiti için perkütan transhepatik kolanjiografi (PTK) ve ERCP yapılmalıdır. ERCP ile tümör proksimaline kateter yerleştirilerek palyatif tedavi sağlamak da mümkündür.

Tedavi:

Erken evredeki hastalar ameliyat edilirler. İlaç ve ışın tedavisinin faydası azdır.